Büyük İskender; İnsanları baskı altında tutmak için ne yapmalıyım?

Büyük İskender; İnsanları baskı altında tutmak için ne yapmalıyım?

Büyük İskender, filozof Aristo’ya bir mektup yazar ve sorar:

“Ele geçirdiğim topraklardaki insanları, baskı altında tutmak için neler yapmalıyım? Onları sürgüne mi göndereyim, hapse mi atayım yoksa kılıçtan mı geçireyim”

Filozof Aristo, mektuba şöyle cevap verir:

“Onları sürgüne gönderirsen, sürgünde toplanıp sana isyan ederler. Hapse atarsan, hapishaneler militan yuvasına döner ve denetimden çıkar. Kılıçtan geçirirsen, sonraki kuşaklar, intikam hırsıyla büyür ve krallık tahtın sallanır”

 Büyük İskender’in aklına gelen hiçbir yönteme onay vermeyen Aristo, kral’a gücünü koruması için, şu öneride bulunur:

 “İnsanların arasına, AYRILIK TOHUMLARI ekeceksin ki, birbirleriyle mücadele etsinler, savaşsınlar. Savaştıkça, kendini tabul ettireceksin, ama anlaşmaya giden bütün yolları tıkayacaksın”

Çok kısa bir hikaye oldu sanırım, ama büyük olasılıkla ilginizi çekeceğini  düşündüm ve yazdım. Günümüzden binlerce yıl önce ortaya konan bir düşünce, ama unutmayın ki, her ne kadar bizler okuma özürlü olsak ta, günümüzde birçok insan, özellikle Amerika, Avrupa ve diğer gelişmiş ülkelerdeki insanlar; geçmişe yönelik bu tür yazıları büyük bir heyecan ile okuyorlar.

Aranan kelimeler:

15 Ağustos 2010
bosluk

Aristotales

Etiketler: ,
Aristotales

aristoMÖ.384-322 yılları arasında yaşamış, antik yunan filozofudur. Fizik, astronomi, ilk felsefe, zooloji, mantık, politika ve biyoloji konularında, pek çok eser vermiştir.

Makedonya kenti olan Stageira’da dünyaya gelir. 13 yaşında iken, Platon’un Akademisia’sına eğitim amacıyla, öğrenci olarak gönderilir. Büyük İskender’in eğitmenliğini yapar. Daha sonra ise, yine onun himayesinde, Atina’da okulunu kurar. Gölgeler altında, hem öğrencileriyle yürür ve hemde onlara bildiklerini anlatır. Okula gezginci adı, bu yüzden verilir.

İskender’in Mısır’ı fethi üzerine, bu ülkeye gider. Orada araştırmalar yapar. Kütüphanelerdeki yığınla esere ulaşır.

Ona göre; rahipler, yunanlıların edinmeye başladığı matematik sanatlarını icat etmişlerdir. Bu sanatlara; geometri, matematik ve astronomi de dahildir. Onun çağları aşan saygınlığının kökeninde; Mısır kültürünün, onbin yıllık birikiminin saklı olduğu kesindir. Mısır kütüphanelerinden elde ettiği bilgileri, ya olduğu gibi, yada notlar çıkararak, bu kadar geniş ve yaygın bir bilgi yoğunluğuna ulaşmıştır.

Felsefi alanda, dinsizlikle suçlanmasına karşın, 2000 yıldan bu yana, tek tanrılı denilen dinleri ayakta tutuyor. Batı bilimcileri, onun ekonomiyle ilgilendiğini de söylerler.

Öğretisinin ana içeriklerini, her nereden almış olursa olsun; hiç değilse, bu bilim dallarının gün yüzüne çıkışını sağlamış olarak, insanlığa son derece büyük hizmetler sunmuş olduğunu kabul etmek gerekir. Çalışkan ve araştırmacı bir kişiliktir. Bu niteliği bile, onu büyük bir düşünür olarak kabul etmemiz için yeterlidir.

Ardından bir sürü yapıt bırakmıştır. Bunların çoğu; belli konularda yapılmış, titiz incelemelerdir. Plato gibi, eğlenceli bir yazar değildi. Kilise bilginlerinden saygı gördü, ama Rönesans’ta aşağılandı ve sıkıcı profesör damgasını yedi. Bununla birlikte, kapsam ve kimi zaman da kesinlik bakımından, Platon’u aşıyordu. Araştırma konularını, bölümlere ve alt bölümlere ayırarak, bilgiyi sınıflandırma çabasına giren ilk kişi o oldu.

MANTIK:
Bütün akıl yürütmelerin temel taşının, tasarım olduğunu söylüyordu. Bütün olanaklı tasarımların, listesini yaptı ve hangilerinin geçerli-hangilerinin geçersiz olduğunu gösterdi. Buradan, kategorilere ulaştı. Ona göre, mantık: doğru düşünmenin aracı ve organıydı. Onun için de, bu ulama: ” Organon” adını veriyordu. Mantık konusu; Sokrates’ten başlayarak, Platon ve Aristotales’de son şeklini almakta ise de, her üç filazoftan önceki yunan düşünürleri de, bu konuda, birçok öneri öne sürmüşlerdi.

Aranan kelimeler:

10 Mart 2009
bosluk

cumhuriyet tarihi Son Yazılar FriendFeed

kişi siteyi ziyaret etti