Sanat tarihçileri ve Türk heykelcilik alanında çalışanlar; 3 Ekim 1926 tarihinde, İstanbul-Sarayburnu’n da törenle açılan ve Avusturya’lı heykeltraş Heinrich Krippel’in eseri olan “Atatürk Anıtı” nı ; Türkiye’nin ilk heykeli olarak kabul ederler. Ancak: bu tarihten, 10 yıl önce, Sivas’ta yapılmış olan bir anıt-büst; klasik anlamda tam olarak bir heykel özelliklerini göstermese de; ilk çalışma olma [...]
Evet; yaşınız, belli bir seviyenin üzerinde ise; mutlaka Anadol markalı arabalar ile bir anınız vardır. Babamın; bir Anadol arabası vardı, 1967 yılında, bir mendil içine sardığı bir tomar para ile, gidip Anadol marka bir araba almıştı. O zamanlar; muhteşem bir duygu. Ve bu duyguyu yaşamak için, verilen büyük paralar. Neyse; bu Anadol’un ülkemizde ortaya çıkış [...]
Mayıs 25th, 2009
Cumhuriyet Tarihi
| etiketler:
Anadol,
anadol araba,
anadol arabaları,
ANADOL MARKA,
anadol marka araba ilk tarihi,
anadol marka araç,
anadol marka otomobil,
anadol marka otomobilk,
İlk yerli Otomobil,
yeni araba markasi yapmak |
Yorum Yok
Son günlerde; daha önce vizyona girmiş olan bir film tekrar gösterime sokuldu. Hatırlarsınız; Devrim, ilk yerli otomobil. Bu filme gitmiş olanlar; bu öyküyü biliyorlar, ama gitmeyenler veya gitmeyi düşünenler için; bu ilk tümüyle yerli otomobilimizi, bir kez de ben anlatmak istedim. Ülkemizde, otomobil üretmeye yönelik ilk adım: 1929 yılında atılır. Amerikan Ford şirketiyle;25 yıllık bir [...]
1874 yılında; “Eski Eserler Tüzüğü” yürürlüğe girer. Buna göre: yabancılara, buldukları eserleri; ülkelerine götürmeleri için kolaylıklar sağlanır. Kazılarda çıkan eserlerin; üçte biri kazıyı yapana, üçte biri Türk devletine ve kalanı da arazi sahibine verilecektir. Yabancılar için; bundan güzel fırsat olamazdı. Çünkü: Tüzük’te; bulunan eserlerin dışarıya götürülemeyeceğine dair, herhangi bir madde bulunmuyordu. Durum böyle olunca; yabancılar,bu [...]
Evet, bugünkü konumuz:bir günde onbinlerce insanın öldürüldüğü ve o çağlardaki en büyük imha hareketi olan “Efes Katliamı”. Efes; MÖ.190 yıllarında; Romalıların egemenliğine girer. Ancak: Romalılar; sahip oldukları diğer yerlerde olduğu gibi, burada da; halkı, büyük ve ağır vergilere bağlarlar. Efes ve bölgedeki diğer kentler; önceleri, bu durumu ciddiye almazlar. Ancak; zamanla, birbiri üstüne eklenen bu [...]
Mayıs 25th, 2009
Antik Çağ Tarihi
| etiketler:
,
7. mitridates,
Antik Çağ Tarihi,
Antik Çağda En Büyük Katliam,
Büyük Katliam,
Efes,
efes akşamı,
efes aksamı katliamı,
efes katliamı,
efes tarihi sorulari,
kral mithridates,
mithridates savaşları,
mithridates savaşları zenobius,
mithridates ve efes,
osmanlıların romalılara verdiği ad,
osmanlıların romalılara verdikleri ad,
pontus katliamı,
pontus katlimı,
ROMALILAR VE KATLİAM,
tarihin en büyük katliamı |
Yorum Yok
14 Eylül 1509 günü gecesi, İstanbul’da büyük bir deprem olur. Birkaç dakika süren ilk büyük sarsıntının ardından; bir aydan fazla süre, her biri bir büyük deprem gibi, artçılar meydana gelir. Ancak; bir rivayete göre: Padişah II.Beyazıd; İstanbul sur içinde, 400 den fazla derin kuyu kazdırır. Güya, bu şekilde, sarsıntıların tahribatı önlenir. Tarihçiler; bunun, halkın tedirginliğini [...]
1820-1821 yılları arasında; Mora yarımadasında, rumlar tarafından büyük bir isyan çıkarılır ve binlerce Türk öldürülür. İsyan bastırılır. Dönemin Padişahı 2.Mahmut; bu ayaklanmada parmağı olanların tesbiti için, Sadrazam Benderli Ali Paşa’yı görevlendirir. Yapılan tahkikatta, Fener Rum Patriğinin, isyanla yakın ilişkisi olduğu ortaya çıkar. Derhal baskın düzenlenen Patrik 5.Gregorius’un evinde; isyanla ilgili belgeler ve Osmanlının amansız düşmanı [...]
Ordumuz; 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşında yenilgiye uğrar ve maddi-manevi büyük sıkıntılar altında ezilir. Bunun üzerine, Padişah Abdülhamit; kara ordusunu ve deniz kuvvetlerini güçlendirme uğraşısına girer. Padişah; ince siyaseti sonucu; devrini tamamlamış gemiler Haliç’e çektirir, ancak Haliç’te denizaltı denemeleri yaptırmaktan da geri durmaz. Bu, tamamen büyük devletleri ürkütmek istememe siyasetidir. Nitekim, buna benzer kamufleler sonucu, kara ordusu, [...]
Osmanlı dönemi. Padişah: II.Abdülhamit. İngiliz elçisi, birgün huzura çıkar ve uzun uzun; Suriye, Irak ve Anadolu’da, büyük medeniyetlerin yaşadığını, buralarda arkeolojik kazı yapmayı düşünüp düşünmediklerini sorar. Güya; elde edilecek kırık testiler, heykelcikler, birer hazine değerindeymiş. Belki de, gerçek bir hazine bile bulabilirlermiş. Padişah; İngilizler’deki bu tarih aşkına bir anlam veremez. Ancak; arkeolojik çalışmaların, medeniyet alemine [...]
İsrail kurulduğu günden bu yana; bulunduğu bölge; rahat ve huzur yüzü görmemiştir. Ancak; geçmişte yaşanan 400 seneyi aşkın sukünet ve huzurun nasıl olup ta bozulduğunu düşünmemek elde değil. Çok değil, 100 sene öncesine ait bir belgede, bunun cevabını bulmak mümkün. Kudüs Mutasarrıfı (yöneticisi) Emin Rüstü Bey; Osmanlı hükümetine yazdığı, 11 Nisan 1903 tarihli raporunda; şöyle [...]