Marmara surları üzerindeki köşk, 1593 yılında, dönemin Sadrazamı Arnavut asıllı Yemen ve Tunus fatihi, Koca Sinan Paşa tarafından mimar Davut Ağa’ya yaptırılmıştır. Ardından, köşkü dönemin Padişahı Sultan III Murat’a hediye eder. Köşk, ismini kubbesinden sarkan inci salkımı şeklindeki süslemelerden almış ve Avrupalılar tarafından incili köşk olarak isimlendirilmiştir. Bu köşk, Boğazı resmeden gravürlerde en fazla resmedilen […]
Bulgarca Sveti kelimesinin anlamı “Aziz” dir. 1850 yılında milliyetçiliğin etkisiyle, Bulgarlar dini ayinlerini Fener Rum Partikliğine bağlı olarak ve Rumca yapmak istemediklerini söylerler. Bağımsız ve milli Bulgar Ortodoks kilisesi yapmak isterler. Çünkü başlangıçta Bulgar milliyetçiliği, Osmanlıdan çok Fener Patrikhanesine karşı oluşmuştur. Ancak bu durum Osmanlının işine gelmez. Çünkü Fener Patrikhanesiyle karşılıklı anlaşma vardır. Ayrıca, Bulgar […]
Önce Fener semtinin tarihçesi: Ermeni yazar Farbl Lazar’ın yazdıklarına göre, İmparator Konstantinus, Bizanstion adını taşıyan bu küçük yerleşim yerine geldiğinde, buranın çok güzel olduğunu ve yerleşmeye çok elverişli olduğunu gördü. Çünkü buranın batı tarafındaki ufak bir kara kısmı yanında, diğer üç bölüm denizle çevriliydi. Bu yüzden, İmparator derhal faaliyete başladı ve yarımadanın iç kısmında bulunan […]
Patrikhane, 1601 yılında buraya taşınmıştır. Patrikhane bölgesine üçlü bir kapıdan girilir. Basamaklardan yukarı doğru çıkıldığında, karşıya ana kapı gelir. Bu ana kapının solundaki kapıdan kilise tarafına, sağdaki kapıdan ise 1941 yılındaki yangından sonra yapılan ve 1980’den sonra yenilenen Patrikhane binasına girilir. Patrikhanenin ana kapısının tatsız bir hikayesi vardır. 1821 yılında, Yunanistan’ın bağımsızlık hareketi başlayınca, Patrik […]
Katolik dünyası, özellikle de Avrupa, Hz İsa ile ilgili hemen her türlü eşyaya hatta İsa’nın kanı yahut kemiği gibisinden, bedenine ait objelere ve İncil’in Vatikan tarafından kabul edilmeyen versiyonlarına gayet meraklılar. Özellikle, Hz İsa’nın gerildiği çarmıhın parçaları ve Hz İsa’nın elleriyle ayaklarına çakılan çiviler, onlar için çok değerli. Çarmıh parçalarıyla çivilerin ise, Çemberlitaş’ın altında bulunduğu […]
1877-1878 yılları arasında, Osmanlı-Rus savaşı sonrasında, dağılan Osmanlı ordusunu yeniden düzenlemek için, Almanya’dan askeri danışmanlar talep edilir. Ancak, bu askeri danışmanlarla birlikte, Alman Silah Endüstrisi de ülkeye girer. Bunların başında ise, Krupp gibi büyük Alman silah Firmaları gelir. Bunlar, Osmanlı ordusunun top ve tüfek başta olmak üzere, birçok askeri ihtiyacını karşılamaya başlarlar. Bu firmaların temsilcileri […]
Yapı: 1907 yılında Mısır’ın son Hidivi (Osmanlı döneminde Mısır Valisine Hidiv deniliyordu) Abbas Hilmi Paşa tarafından İtalyan mimar Delfo Seminati’ye yaptırılmıştır. Aslında Hilmi Paşa, annesiyle birlikte Bebek Sahilindeki yalıda yaşamaktadır. Ancak, Avustralyalı bir kadınla evlenir ve annesi, bu evliliği ve gelini kabul etmez. Bunun üzerine, Hilmi Paşa, Anadolu yakasına geçer ve Çubuklu’da bu yalıyı yaptırır. […]
Burası, Eski Bizans kilisesi “Aya Teodosia” dır. 1499 yılında camiye çevrilmiştir. Gelelim Aziz Teodosia kimdir? İmparatorluk Sarayının giriş kapısının üstündeki “İsa İkonu” nun kaldırılması; Teodosia isimli bir kadının önderliğindeki halk tarafından tepkiyle karşılanır ve bunun üzerine Teodosia öldürülür. Daha sonra, öldürülen bu kadının bir azize olduğu anlaşılır. Tüm eşyalarıyla birlikte, isminin verildiği bu kiliseye gömülür. […]
18’nci yüzyılda yaşamış bir gezgine göre: İmparator Büyük Konstantinus’un diktirdiği bir haçtan dolayı, Bizans döneminde “İstavroz Bahçeleri” adıyla anılan yöre, Osmanlı döneminde , padişahların “Has Bahçelerinden” biri olarak kullanılmıştır. Buraya Beylerbeyi adının verilmesinin sebebi, 16’ncı yüzyılda Beylerbeyi Mehmet Paşa’nın burada bulunan köşkünden kaynaklanır. 1829 yılında Sultan II Mahmut, buraya bir ahşap sahil sarayı yaptırır ve […]
Gümüşyolu caddesindedir. Bina, 1870’lerde Hidiv İsmail Paşa için av köşkü olarak inşa edilmiştir. Mimarının Alexander Vallaury olduğu düşünülüyor. Şahzade ve Son Halife Abdülmecit Efendi, 200 dönümlük bir bahçe içindeki bu köşkte, 29 yıl yaşamıştır. Ona bu köşkü veren, kuzeni Sultan II Abdülhamit, Abdülmecit Efendinin şehre gelmesine izin vermez. Gelelim, Abdülmecit Efendinin hayat hikayesine: Sultan Abdülaziz’in […]
Yatırın ne zamandan beri burada olduğu bilinmez. Çeşitli söylentiler vardır. Ancak tahminlere göre, Bizans’tan önceki dönemden kalmadır. Çünkü aynı tepe üstünde, muhtemelen “Zeus” a adanmış, antik bir tapınak izlerine rastlanmıştır. Muhtemelen Bizans’ın altın çağlarında, İmparator I Justianus döneminde, bu antik tapınak kalıntıları üstüne “Aziz Misel” gömülmüş ve mezarın üstüne bir kilise yapıldığı tahmin edilmektedir. İstanbul’un […]
Bu hikaye: antik dönemde tapınağını yanmaktan koruyamayan bir tanrıçaya aittir. Efes Artemis tapınağı, dönemin en önemli, güçlü ve zengin şehirlerinden Efes antik kentinin, yalnızca 200 metre yakınındadır. Şehir ile tapınak arasındaki kutsal yol; antik dönem yazarlarının tanımlamalarına göre, 190 metredir. Tapınak: 6000 metre karelik bir alana yapılmıştır ve çevresinde 400 metre genişliğinde bir koruma alanı […]